Cojep Türkiye Koordinatörlüğü

E-Bülten Başvurusu

İsim:

Email:

Şartlar ve Koşullar

Son Yorumlar

RSS
Muzaffer komutan muamelesine tepki
Cuma, 23 Ekim 2009 11:36

''DTP'NİN İÇİNDE DE BU GELİŞMELERDEN RAHATSIZ OLANLAR VAR''

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''DTP, terör örgütü PKK, İmralı yüz binlerce insanı bir araya getirdi diye kitlelerin motivasyonunu olumsuz etkileyebilecek bir rakamı telaffuz etmenin doğru olmadığını'' bildirdi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, televizyonların Ankara temsilcileriyle TRT Genel Müdürlüğünde düzenlediği sohbet toplantısında, Habur'dan Türkiye'ye giriş yapan terör örgütü mensuplarının karşılanmasıyla ilgili bir soru üzerine, kendisinin de geçtiğimiz günlerde Şırnak'ta incelemelerde bulunduğunu ve burada yetkililerle görüştüğünü kaydetti.

Arınç, ''Habur'da toplanan kalabalık için verilen rakam 15-17 bin arasıdır. Yani 20 bini aşan bir kalabalığı hiç kimse söylemedi. En fazla 17 bin denildi'' dedi.

Türkiye'nin bazı gerçeklerinin bulunduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu:

''Ama Türkiye'nin bir gerçeği var. DTP istediği zaman belli bir hassasiyet sebebiyle birkaç bin insanı toplayabiliyor ama 'Bir milyonluk miting yapacağız' dedikleri zaman da 15 bini geçmeyen insanları ancak toplayabiliyor. Bir milyonluk miting lafını söylemek kolay ama 100 bin kişiyi bir araya getirmek çok kolay değil. '25 bin bile fazla' diyebilirsiniz ama 25 bin, Türkiye'nin bir gerçeğidir. 25 bini Diyarbakır'da toplayabilenler bir de gözlerini Karadeniz'e diksinler. Bir zatın cenazesine de 70 bin kişi katılabiliyor. Orada da en küçük rakam 25 bindi. Bir zat vefat etmiş, müftü müymüş, vaiz miymiş bilemiyorum. İstanbul'dan da Mahmut Efendi katılmış. Fotoğraflar gösteriyor ki 70 bine yakın insan da Rize'de bir cenaze dolayısıyla bir araya gelmiş. İşte Türkiye bu. Onun için yani 'DTP, terör örgütü PKK, İmralı, yüz binlerce insanı bir araya getirdi' diye kitlelerin motivasyonunu olumsuz etkileyebilecek bir rakamı telaffuz etmek bence doğru değildir.''

Hükümet olarak önlerine bir hedef çizdiklerini ve terör sorunu devam ettiği sürece de bu hedef doğrultusunda çalışmayı sürdüreceklerini belirten Arınç, ''Yapmak istediğimiz şeyin iki ana temeli var: Biri terörün mutlaka sona erdirilmesi, bu konuda ne yapılıyorsa onları yapmaya mutlaka devam edeceğiz ama bu tedbirleri destekleyecek başka tedbirlere de ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Bunları da mutlaka alacağız'' diye konuştu.

Bu işe giriştiklerinde ''her ağızlarını açtığında kendilerini düşman gibi hedef haline getiren bir muhalefetin'' bu noktaya gelebileceğini düşünmediklerini belirten Arınç, bunun da Türkiye'nin bir gerçeği olduğunu, bir yandan da halkın yaşanmış acılar dolayısıyla olaylara bakış tarzını bir anda değiştirmenin mümkün olmadığını söyledi.

-''DTP'NİN İÇİNDE DE RAHATSIZ OLANLAR VAR''-

Diyarbakır'dan dönerken uçakta DTP'li milletvekillerinin de bulunduğunu anlatan Arınç, bu milletvekillerinin ikisiyle yol boyunca sohbet ettiklerini belirtti.

Yapılanların Türkiye'yi, halkı ne kadar rahatsız ettiğini milletvekillerine ifade ettiğini aktaran Arınç, şunları kaydetti:

''Yeminle söylüyorum, isimlerini söyleyemeyeceğim, 'Biz de bundan rahatsızız' dediler. 'Peki neden mani olmuyorsunuz' dedim. Onlar da 'mani olamıyoruz' dediler. Yani 'Sayın Genel Başkanlarının da bu konuda çok çaba sarf ettiğini, aklı başında insanların (yapmayın etmeyin) demelerine rağmen ancak bu kadarını yapabildiklerini' söylediler. Girerken tek tip kıyafetlerini çıkartmalarını istediklerini, sonra Diyarbakır'a gelirken yol üzerinde bazı şeylere engel olmak istediklerini şimdi de dedikodu olarak 'Meclise geleceklerini, toplantılara katılacaklarını, bunu bir haber olarak uçurduklarını, oysa böyle bir şeye izin vermeyeceklerini' söylediler. Ben de oradan, bir kere samimi olduklarına bir ölçüde inandım. DTP'nin içinde de bu gelişmelerden rahatsız olanlar var. Onların tabiriyle 'bu barış sürecini' engellemeye yönelik çabalar var.

Birileri Apo'yu bir kahraman haline getirmek, onun emri ve talimatıyla bu işlerin başladığını söyleyerek, Öcalan'ın gücünü ispat etmeye çalışıyor. Birileri onunla birlikte örgütün ne kadar canlı ve diri olduğunu göstermek istiyor.''

ARINÇ, BUGÜN 14.30'DA İSRAİL'İN ANKARA BÜYÜKELÇİSİ İLE GÖRÜŞECEĞİNİ BİLDİRDİ

Arınç, TRT'de yayımlanan Ayrılık dizisine İsrail'in tepkileriyle ilgili soru üzerine de İsrail'in Ankara Büyükelçisi'yle bugün saat 14.30'da makamında görüşeceğini bildirdi.

Arınç'ın diğer açıklamaları şöyleydi:

Arınç,  dağdan inişlerde yaşanan gösteriler için de 'Sevince kılıf ekleyenler var.' dedi ve ekledi 'Öcalan'ı güçlü göstermeyi amaçlıyorlar. Kahraman gibi karşılama olmamalıydı yoksa bu iş kalır' dedi.

Arınç DTP'ye düşen görevin ise bu tür karşılamaların önüne geçmek olduğunu belirtti. Dönüşler devam etmezse sürece de devam edilemeyeceğini savundu.

Arınç, örgütün silah bırakmasının bir kaç yılı alacağını söyledi ve silah bırakmak için 5-6 aylık bir belirlenmiş periyodun olmadığını da belirtti. Arınç, tüm anaysal kurumların sürecin içine dahil olduğunu ve katkılarının olduğunu bildirdi.

Arınç, 'Teslim olma sürecinde Habur Sınır Kapısı'nda teslim olan PKK'lıların ifadelerini alan savcılık va hakimin orada ifade almaları hukuka uygundur.' dedi.

Arınç, 'Değişti' iddiası yargıya en haksız ithamdır' dedi.

Arınç: HSYK, teslim olma sürecini inceliyor, yasadan 'pişmanım' sözünü çıkarmayacağız.'

Arınç: Bundan sonraki gelişlerde provokasyona izin verilmeyecek.

Arınç, HSYK incelemesinin  kendisine Şemdinli'yi hatırlattığını söyledi. Arınç,  Dönenler zafer kazanmış komutanlar değildir. Şehit ailelerine sükunet tavsiye edebilirim.

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile