| Cojep |
| Salı, 11 Kasım 2008 18:49 |
|
TARİHİ GELİŞİM Merkezi Strazburg’da bulunan Cojep International, 14 ülkede resmi temsilciliği olup, 22 ülkede temsil edilmektedir. 50 ülkeden Sivil Toplum Kuruluşları ile işbirliği halinde olan; demokrasi, insan hakları, hukuk, adalet ve barış alanlarında çalışan Cojep, BM ECOSOC ve Avrupa Konseyi katılımcı statüsü elde etmiş ve UNESCO üyesi bir organizasyondur. Çok kültürlülük, Birlikte Yaşama, Barış, İnsan Hakları ve benzeri alanlarda çalışan bir kuruluş olarak, bilgili, cesur ve ahlaklı bir çizgi tutturarak savunduğu erdemleri yerel, ulusal ve uluslararası platformlara taşımayı hedeflemektedir. Dil, din, ırk, renk ayrımı gözetmeksizin ırkçılık ve ayrımcılıktan arındırılmış, barış içinde ve bir arada eşit yurttaşlar olarak yaşamayı ilke edinmekte, demokratik hakları ve sorumlulukları kullanarak yaşanılan ülkelerde ekonomik kalkınma ve yönetimde itici güç olmayı amaçlamaktadır. Cojep International, her yıl düzenlediği Uluslararası “Birlikte Yaşama Buluşmaları”, “Yurttaşlık Kampanyaları” “Gençlik Buluşmaları” gibi organizasyonlarla çeşitli ülke ve kültürlerden insanların bir araya gelmesi ve karşılıklı anlayış içinde farklılıkların kabul edilmesiyle ortak insani değerler olan ekonomik refah, barış, demokratik haklar, insan haklarının ulusal ve uluslararası düzlemde gelişmesine katkı sağlamaya çalışmaktadır. Cojep Internatıonal Türkiye Ofisi, merkezi Strazburg’da bulunan Cojep Internatıonal’ın, Türkiye Temsilciliği olarak 2008 yılında resmen kurulmuştur. Ancak 2005 yılından beri aktif olarak Cojep Internatıonal’ın çalışmaları içinde yer almaktadır. COJEP İNTERNATİONAL TÜRKİYE OFİSİNİN KURULUŞ GEREKÇESİ Günümüzden çok sıkça kullanılan “küreselleşme” den esas kastedilen, dünya ile iletişim kurarken sadece merkezi aktörlerin aktif rol oynamasını yeterli görmemek ve ulus aşırı ve ulus altı sivil toplum kuruluşları adı verilen aracı kurumları da devreye sokmaktır. Dış politikayı bütünüyle ilgili devlet kurumlarının denetimi altında bir alan olarak algılayan çevreler açısından dış politika aktörlerinin çeşitlenmesi küçümsenerek ihmal edilmiştir. Oysa dış politika konusunda yeni kanalların açılması, devletlerin yeni nüfuz damarlarına kavuşmasını da beraberinde getirmektedir. İletişim olanaklarından da yararlanarak kurdukları ağlarla siyaset sahnesine çıkan yeni toplumsal örgütler, devletlerin dış politikalarını yerel ve küresel olana karşı daha duyarlı hale getirmiştir. Bugün devletler, dış politika yaparken yalnızca kendi toplumlarının tercihlerini değil, ilişkide oldukları devletlerin toplumlarının duyarlılıklarını da dikkate almaya zorlanmaktadır. Artık dış politikayı, devletten devlete tek yönlü ve tek aktörlü kapalı bir süreç olarak görmek ve açıklamak giderek zorlaşmaktadır. Dış politika toplumdan topluma yatay ilişkileri de içeren çok aktörlü, çok yönlü karmaşık ağ yapılı bir görünüş kazanmaktadır. Bunun yanında, ulusal düzeyde, özellikle balkanlar, Orta Asya ve Kafkasya Bölgesi ile ilişkilerde devletin kendi kaygıları ve öncelikleri doğrultusunda dış politika yürütmesi için faaliyet gösteren çeşitli aktörler ortaya çıkmıştır. Her şeye rağmen artık ulus devletlerin ve liderlerinin dünya politikasında tek aktör olabilmeleri zordur. ABD bile tüm mal varlığına, askeri gücüne ve teknik donanımına rağmen dünya projesini tek başına kurgulayamayacağını anlamıştır. Ülkelerin tek başına dünya çapındaki projelerdeki zafiyetini görüp o toplumdaki STK’ları merkez lehine hareketlendirmek, böylece hedeflenen siyasaları daha kolaylıkla yürürlüğe sokmak artık önemli stratejik bir yöntem olmuştur. STK’lar değişen konular ve sorunlar nedeniyle sürekli değişen yapılar olduğundan hiçbir geleneksel siyasal yapı onların sahip olduğu esnekliği ve bilgi edinme çabukluğunu elde edemiyor. Bu nedenle geleneksel siyasi yapılar mutlaka STK’larla diyalog kurmak veya işbirliğine girmek ihtiyacı duyuyor. Dünyada son dönemlerde yaşanan süreçlerde de görülmüştür ki, Türkiye gençliğinin dış dünyaya açılması zorunludur ve bunun doğru adreslerinden biri de Cojep’tir. Çünkü Cojep sivil toplum alanında 25 yıllık çalışma tecrübesine sahip bir organizasyondur. Uluslararası bağlantıları, ikili ilişkileri çok güçlü ve uluslararası kuruluşlarda önemli statüye sahiptir. UNESCO, BM ECOSOC, AVRUPA KONSEYİ üyesidir. İlgili kuruluşlarda gençlik, yurttaşlık, insan hakları, ırkçılık ve ayrımcılık komisyonlarına üyedir. AGIT, İKÖ ve AB Komisyonu ve parlamenterleriyle çalışmaktadır. Böylesine güçlü ve tesirli bir Türk kuruluşun Türkiye – Ankara temsilciliğini açarak yeni bir sinerji oluşturmanın kaçınılmaz olduğu görülmektedir.
|
| Pazar, 30 Kasım 2008 21:56 tarihinde güncellendi |
